CERRAHİ YÖNTEMLER

 

 

Ameliyat iki yöntemle uygulanabilmektedir :

 

1.          Klasik Cerrahi (EKKE-GİL implant.) ; yaygın tabirle ‘’dikişli katarakt ameliyatı’’ olarak bilinen yöntemdir,

2.          Fako.  ; ‘’dikişsiz ameliyat ‘’  (yaygın, ama yanlış bir tabirle ‘’lazerle ameliyat’’) olarak bahsedilen yöntemdir.

 

  Her iki yöntemde de göz içine lens konur. Her ikisi de, hastaya iyi seviyelerde bir görüş sağlar.

 

-         Klasik Cerrahide ; kataraktı gözden dışarı almak, daha sonra da gözün içine lensi yerleştirebilmek için,  geniş bir kesi yapılır. Bu geniş kesinin, ameliyat sonunda mutlaka sütür (dikiş) ile tekrar onarılması gerekir ; ameliyata ‘’ dikişli ’’ denmesinin nedeni budur.

 

   Sütürle (dikiş) onarım gerekliliği bazı dezavantajları da beraberinde getirir ;

(1)En az bir ay süreyle, gözdeki dikiş konan geniş kesi hattı tam iyileşinceye kadar, bazı fiziksel hareketlerden kısıtlanmak gereklidir.

(2)      Geniş kesi ve dikişler çoğunlukla önemli seviyede astigmata (bir tür ‘ışığı kırma kusuru’) neden olur.  Bu da, görme kalitesinde bir miktar azalma anlamına gelir,

(3)      Ameliyat süresi daha uzundur (ortalama 45 dk. ila 1 saat)

 

-         Fako Cerrahisinde ; hem kataraktı temizlemek, hem de gözün içine lens yerleştirmek için, çok küçük bir kesi yapılır. Yöntemin esas avantajları, yapılan kesinin çok küçük olmasından kaynaklanır ;

(1)      Küçük kesi yeri, dikiş gerektirmeden, hiçbir bedensel kısıtlamaya gerek olmaksızın, günler içinde tamamen kapanır,

(2)      Çok daha düşük astigmatla sonuçlanır (çoğu kez önemsiz derecelerde).

(3)      Ameliyat süresi çok daha kısadır (deneyimli cerrahlarda, genellikle 5 ila 10 dakika arasında),

(4)      Çoğu hasta, lokal anestezi (iğne ile uyuşturma) yerine topikal anesteziyle (damla ile uyuşturma) ameliyata alınabilir.

  

 

Ameliyattan Sonra Gözlük Kullanmak Gerekir mi ?

 

Bugün itibariyle, evet..

 

   Göz içine yerleştirilen lensler, tek mesafeye göre (uzak veya yakına) odaklıdırlar. Göz-içine ameliyatta yerleştirilen lensin seçiminde uzak mesafe odağı tercih edilmişse yakın için, yakın mesafeye odaklama tercih edilmişse uzak için gözlük gereksinimi doğar.

 

   Dolayısıyla, her zaman, en az bir gözlük (uzak veya yakın için) gerekli olmaktadır. Hatta, hafif numaralı olmakla birlikte, çoğu zaman hem uzak hem yakın gözlüğü gereksinimi doğar.

   (Son yıllarda, göz-içine yerleştirilen lenslerin çok odaklı tipleri üretilmiştir. Bu göz içi lenslerinde uzak, yakın ve ara mesafelerin hepsinde net görüş sağlanabilmektedir. Ancak bugün itibariyle, sözkonusu lenslerin hem maliyetleri çok yüksektir, hem de arzu edilmeyen bazı optik zaafiyetleri henüz tam çözülememiştir.)