Gönderiliyor...
SOSYAL MEDYA

Genel Cerrahi Bölümü dâhilinde;  tiroid cerrahisi, meme cerrahisi, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsaklar, makat hastalıkları (Hemoroid) karaciğer, pankreas, safra kesesi ve safra yolları, fıtık cerrahisini kapsamaktadır.

Genel CerrahiDeneyimli cerrahi ekibimizle; meme kanserleri, karaciğerin iyi ve kötü huylu tümörleri, kistleri, safra kesesi ve yolları tümörleri, pankreas kist ve tümörleri, özafagus (yemek borusu kanseri), mide kanseri, kolon - rektum tümörleri, anorektal tümörler, tiroid kanserleri operasyonlarını başarı ile gerçekleştirmektedir.

Ayrıca Özel İskenderun Gelişim Hastanesi genel cerrahi uzmanlarımızın uygulamış olduğu laparoskopik ameliyatlar.

Laparoskopik Reflü Cerrahisi

Reflü, yaşam konforunu bozmakta ve hastayı ilaca bağımlı hale getirmektedir. Reflü yemek borusundan özofajit ülserler ve kansere neden olabilmektedir.

Laparoskopik Reflü cerrahisi, açık cerrahiye göre hastaya daha az ağrı ve hızlı iyileşme sağlar.Başarı %95 - 100 ‘dir.

Hemoroide (Basur) Ameliyatsız, Ağrısız Tedavi

Hemoroid Tedavisi Hemoroidopeksi Yöntemi ile Hemoroid Tedavisi

Hemoroidlerin ( Basur ) ana nedenleri kabızlık, kalıtsal faktörler ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarıdır.Toplumun önemli bir sağlık sorunudur.

Yapılan açık cerrahi işlemlerindeki en büyük sıkıntılar , çok uzun süren tedavi süreci ağrı ,kanama ve nüks oranının yüksekliğidir. İş Gücü kaybı almaktadır.

Hastanemizde uygulanan hemoroidepeksi yöntemi hem mevcut hemoroidlere ,yönelik olduğundan başarı oranı % 97 dir. Açık yapılan klasik cerrahiye göre konforlu ve rahat bir yöntemdir.

Özel İskenderun Gelişim Hastanesi Genel Cerrahi uzmanlarından Op.Dr.Metin Pişkinpaşa’nın uyguladığı teknik ile Hemoroidler ağrısız ve kansız tedavi ediliyor , hemde sonra oluşabilecek hemoroid ler büyük oranda engellenmiş oluyor .

Laparoskopik Kasık Fıtığı Ameliyatları

Göbekten 1 – 1,5 cm ‘lik, orta hat üzerinden 0,5 cm lik deliklerden girilerek tek taraflı fıtık tamiri yapılır.

Avantajları

  • Tek taraflı veya iki taraflı kasık fıtığını küçük deliklerden onarmak mümkün olmaktadır.
  • Açık cerrahiye göre nüks oranı çok düşüktür.
  • Normal yaşama hızlı dönüş vardır.
  • Ameliyat sonrası açık cerrahiye göre daha azdır.

Metabolik Cerrahi (Şeker Hastalığı Ameliyatı)

Şeker hastalığı ameliyatı, halkımızın daha kolay anlaması için Metabolik Cerrahi uygulamaları kapsamında ele alınmaktadır.

Diabet (şeker hastalığı), pankreasın yeterli insülin üretmemesi (tip 1) veya etkisizliğinden (tip 2) kaynaklanan bir hastalıktır. Son yıllarda diabet hızla yükseliş göstermektedir. Hastayı hem fiziksel hem de psikolojik etkilemektedir. Erişkinlerde görülen genellikle 40 yaş üstü diabet türüne Tip 2 Diabet denir. Pankreas insülin üretir, fakat vücut insülin direnci nedeniyle bunu kullanamaz.

Vücut insülin direncinden dolayı hastanın açlığı kaybolmadığından daha fazla gıda alımı olmakta, obezite olunca da insülin direnci artmakta ve kısır döngüye dönüşmektedir.

Tip 2 Diabet, Obezite, Hipertansiyon,  Kolesterol metabolizması bozukluğu, ciddi organ hastalıkları, iş kaybı, maddi kayıplar, kalp-damar hastalıkları oluşması olarak adlandırılan metabolik sendrom önemli bir ölüm sebebidir.

Metabolik Cerrahi ; insülin direncine neden olan hormonları devre dışı bırakıp, insülin duyarlılığını arttıran hormon seviyelerini yükseltme prensibine dayanır.

Midenin fundus dediğimiz üst bölgesinden (Ghrelin) oniki parmak bağırsağından (GİP) ve pankreas dan  (Glukagon) adı verilen insülin direncini oluşturan hormonlar ile ince bağırsağın son bölümündeki  L  hücrelerinden salgılanan GLP-1 adı verilen insülin duyarlılık hormonları salgılanır. GLP-1 insülin etkisini arttırmakta ve pankreasın insülün üretimini uyarmaktadır.

Transit Bipartisyon dediğimiz cerrahi yaklaşım bu prensipleri oluşturmaktadır. Tüp mide ameliyatına ilaveten ince bağırsağın son bölümünün mide altı kısmına ikinci bir mide çıkışı oluşturulması sağlanmış ( ileal interpozisyon ) olunmaktadır.

Metabolik Cerrahi ile hem mekanik kısıtlama hem de fonksiyonel kısıtlama – metabolik dolgunluk meydana getirilmiştir.

Diabet hastalarında demir ve vitamin eksiklikleri vardır. Operasyondan sonra hastaların yaklaşık %95 i hiçbir takviyeye ihtiyaç duymaksızın hayatlarına devam etmektedirler.

10 yıllık yayınlarda ve ön raporlarda ameliyat sonrası hastaların %86 sında kan şeker değerlerinin ilaçsız kontrol altında olduğunu, %74 ünde fazla kilolarını verdiklerini göstermektedir.

Obezite Cerrahisi

Obezite; hem ülkemizde, hem de dünyada ciddi bir sağlık sorunu olmaya devam etmektedir. Ülkemizde, bir yandan önleyici tedbirler alınıp düzenlemeler yapılmaya çalışılırken, bir yandan da obezitenin cerrahi tedavisinin yaygınlaştırılması için yoğun bir çaba sarf edilmektedir.

Özellikle morbid obez grubuna giren hastaların yandaş hastalıklarının sıklığı ve yüksek komplikasyon riski, bu hastaların iyi düzenlenmiş bir merkezde, multidisipliner bir yaklaşımla ve gerekli eğitim ve sertifikaya sahip cerrahlarca opere edilmelerini zorunlu kılmaktadır.

Morbid obez hasta grubu; Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 40 ve üstü, Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 35 ve üstü beraberinde; diyabetes mellitüs, hipertansiyon, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, artrit kalp hastalığı gibi, yandaş hastalığı olan hasta grubudur.

Vücut Kitle İndeksi (VKİ)

Vücut ağırlığınızın, boy uzunluğunuzun karesine bölünmesi ile elde edilir.

Vücut Kitle İndeksi (VKİ):

  • 25 ve Altı İdeal Vücut Ağırlığı
  • 25- 30 Aşırı Kilolu
  • 30 -35 Class 1 Obez
  • 35- 40 Class 2 Obez
  • 40 ve 50 Class 3 Morbid Obez
  • 50 ve Üstü Süper Morbid Obez

Morbid obez hastalar, toplumdan kendisini soyutlayıp hayattan haz alamaz hale gelir. Toplumda kendilerini gereksiz bir varlıkmış gibi hissedip; kendinden, ailesinden ve toplumdan uzaklaşmaya başlar. Bununla mücadele etmek için Bariatrik (Obezite) Cerrahi Merkezleri kurulmaya başlamıştır. Bu cerrahi merkezlerde sayısız hasta opere edilip, yeniden topluma ve ailesine kazandırılmaya çalışılmıştır.

Hatay ve Bölgesi’nde obezite cerrahisinde hizmet etmek üzere, hastanemizde Bariatrik (Obezite) Cerrahisi Merkezi Kurulmuştur.  Merkezimiz için üst düzey Full HD Laparoskopik sistem alınmış olup, bu sistem ameliyatlarda kullanılmaya başlanmıştır.

Hastanemizde genellikle dünyada en çok revaçta olan Laparoskopik Sleeve Gastrektomi (Tüp- mide) yapılmaktadır. Ameliyatta midenin yüzde 70’i alınmaktadır. Hastada geride 120- 150 cc’lik hacimde bir mide kalmakta ve genelde 2 ya da 3 gün içerisinde taburcu edilmektedir. Hastalar, ilk bir yıl içerisinde maksimum kiloyu kaybeder. 2. Yılda bu süreç iyice yavaşlar. Uygun diyetle vücut kilosu korunmaya çalışılır. Bu konuyla ilgili diyetisyenimize ve hastalarımıza önemli görevler düşmektedir. 

Bölüm Doktorlarımız
Doç. Dr. Turgut Karaca
Doç. Dr. Turgut Karaca
Genel Cerrahi Uzmanı
Op. Dr. Metin PİŞKİNPAŞA
Op. Dr. Metin PİŞKİNPAŞA
Genel Cerrahi Uzmanı
HEMEN RANDEVU ALIN!