DUYURULAR


02.04.2010
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Uzmanı Opr. Dr. Esen ÇAĞŞAR
Hasta Kabulüne Başlamıştır.

Kulak Burun Boğaz Uzmanı
Opr. Dr. Serkan GÖKPINAR
Hasta Kabulüne Başlamıştır.

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
Opr. Dr. M. Zeki KARAOĞLAN
Hasta Kabulüne Başlamıştır.

--------------------------------------------
05.04.2010
Türkiye 'de En Fazla, Bölgede İlk
LASERLE VARİS TEDAVİSİ
Vaka Sayısına Sahip
Uzm. Dr. Altan KESİCİ
Hastanemizde Tedavilerine Başlamıştır.

Uyku-Apne Sendromu ve Horlama Rahatsızlıklarında Tanı ve Tedaviye Yönelik
UYKU LABORATUARI
Hizmete Girmiştir.
--------------------------------------------
14.04.2010

Hastanemizin farklı birimlerinde görevlendirilmek üzere,
• Sağlık Meslek Lisesi, Meslek Yüksek Okulu veya Lisans Mezunu,
• İnsana değer veren, iletişim becerileri yüksek, eğitime açık,
• Hasta memnuniyeti odaklı,
• Takım çalışmasına uygun

Hemşire, Ebe, Sağlık Memuru, Çevre Sağlık Teknisyeni ve Acil Tıp Teknisyeni aranmaktadır.

10.05.2010
Özel İskenderun Gelişim Hastanesi Kadın Hastalıkları Merkezi Hizmetinize Girmiştir. Ayrıntılı Bilgi 0326 618 6666 ve www.gelisimkadin.com 'da.


Poliklinik Çalışma Saatlerimiz
Sabah:
09:00 - 12:00
Öğleden Sonra:
13:30 - :17:00
Cumartesi :
09:00 - 13:30

Tüm hastalarımız TC kimlik numarası gösterir Nüfus cüzdanları ile hastanemize başvuruda bulunup sunduğumuz sağlık hizmetlerinden faydalanabilirler. Hastanemizde SGK hastalarından fark ücreti alınmaktadır. YEŞİL KARTLI hastalar ÜCRETLİ hasta statüsünde değerlendirlmektedir.
Promed-Güneş Sigorta-Yapı Kredi Sigorta
Axa Oyak Sigorta Hastaları Sağlık Hizmetlerimizden Faydalanabilmektedir.
Ayrıntılı bilgi için 0326 618 66 66

SAĞLIK KÖŞESİ
ARŞİV

 

Opr. Dr. M. Zeki KARAOĞLAN

    1971 yılında iskenderun ‘da doğdu. İlk ve orta öğrenimini İskenderun ‘da tamamladı.1994 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. 1994-1996 yılları arasında Muş Bulanık Devlet Hastanesinde Pratisyen hekim olarak çalıştı. 1997-2001 yılları arasında İstanbul Kartal Dr. Lütfü Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Ortopedi ve Travmatoloji ihtisası aldı. 2001-2004 yılları arasında Van Erciş Devlet Hastanesinde Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı olarak çalıştı. 2006 yılında İsviçre Bern Üniversitesi Hastanesinde Diz cerrahisi ve Spor yaralanmaları Kliniğinde uzman hekim olarak çalıştı. Son olarak Osmaniye ‘de özel sektörde çalıştı. Evli ve 2 çocuk babası Opr. Dr. M. Zeki Karaoğlan Nisan 2010 ‘da Hastanemizde göreve başladı. Halen hastanemizde Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olarak görev yapmaktadır. 

 

Ortopedi genel cerrâhinin bir dalı. Ortopedi daha çok, insan vücûdunun şekil bozuklukları ile uğraşmayı kendilerine iş edinmiş olan genel cerrahların, bu konudaki değerli çalışmalarıyla doğmuş ve gelişmiştir. Burada adı geçen şekil bozuklukları, hareket sistemiyle yâni gövde ve uzuvlarla ilgili şekil bozukluklarıdır. Buna karşılık yüz, kafa ve iç organlara âit şekil bozuklukları, bu tıp dalının çalışma alanının dışında kalır. İlk bakışta çalışmaların dar bir alan içinde kaldığı zannı uyanırsa da hakîkatte bu alan oldukça geniştir. Zîrâ, şekilde ve fonksiyonda bozukluklar yapan hastalık ve darbeler oldukça fazladır. Ortopediyi insan vücûdunun özellikle mekanik fonksiyonları ile uğraşan bir tıp dalı olarak da târif etmek mümkündür. Ortopedi terimi, ilk olarak Paris Tıp Fakültesi profesörlerinden Nicolas Andry (1658-1742) tarafından kullanılmıştır. Ortopedi kelimesi düzgün, kusursuz çocuk veya düzgün, kusursuz terbiye, düzeltme anlamlarına gelen bir terimdir. Fakat zamanla hüviyetini değiştirmiş, her yaştaki insanların hareket sisteminin şekil ve fonksiyon bozuklukları ile ilgilenir hâle gelmiştir. Mısır, Babil, Çin, Hint, Yunan ve Roma kalıntılarında, insan vücûdundaki sakatlıkların sebep oluş ve şekilleri ile tedâvileri üzerinde çalışıldığına dâir kayıtlara rastlanmaktadır. Yıllar ilerledikçe ortopedi alanında da yeni gelişmeler olmuş ve ortopedi giderek daha köklü bir hâle gelmiştir. Önceden alınmış insan ve hayvan kemiklerinin çeşitli şekillerde saklanması ve lüzumunda kullanılmasını temin eden kemik bankaları ile noksanlığı plastik maddelerle telafi etmek için îmâl edilen iç sun’î uzuvlar, ortopedik cerrâhinin son zamanlarda ulaştığı yenilikler arasına girdi. Ortopedi dalında ihtisas yapan hekimlere “ortopedist” ismi verilmektedir.

ORTOPEDİK HASTALIKLAR

1-Kırıklar:

Kırıklar nasıl fiziksel engelliğe yol açabilir?
Vücudun her hangi bir ekleminde veya kemiğinde meydana gelen kırıklar, gerek alçılama sonrası, gerek ameliyat girişimlerinden sonra, kırık öncesi işlevsel düzeyine getirilmezse, o uzvun sakat kalmasına neden olabilir.

Uzun bir süre alçıda kalmış veya ameliyat nedeniyle hareketsiz kalmış olan bir kemiğin beraberinde bir takım istenmedik durumlar ortaya çıkar.
• Eklem hareketleri kısıtlanabilir ve eskisi gibi açılmayabilir.
• Kaslarda hareketsizlik nedeniyle erimeler başlar ve kas eski kıvamını kaybedebilir.
• Eklem etrafında yer alan tendon ve kapsül gibi yumuşak dokular kısalır.

Kırıkların tedavisi nedir?
Kırık sonrası, kırığın türüne, yerine ve uygulanan tedavinin türüne göre özel rehabilitasyon programları uygulanır.

Ağrıyı ve ödemi azaltmak için ilaç tedavisinden yararlanılabilir. Ayrıca bölgeye duruma göre soğuk ve sıcak uygulamalar, fizik tedavi aletlerinden derin ısıtıcılar ve elektrik akımları da uygulanarak, ağrı ve ödem tedavi edilebilir ve kırık iyileşmesi hızlandırılabilir.

Eklem hareket açıklıklarını korumak veya kısıtlanmış bir eklemi açmak için 5 tip egzersiz programından yararlanılır.
Zayıflamış kasları kuvvetlendirmek için, başlıca 3 tip kuvvetlendirme egzersiz programından yararlanılır.

Yürüme, kırık sonrası rehabilitasyonun önemli bir parçasıdır. Kırık bölgesine verilecek yüke göre yürüyüş ayarlanır. Tüm bu rehabilitasyon çalışmaları, rehabilitasyon ekibi tarafından kontrol edilerek yürütülmelidir.

2-Amputasyon veya organ kesilmesi

Amputasyon nedir?

Bir uzvun (kol veya bacağın) bir kısmını veya tamamını, tıbbi nedenlerden dolayı kesme işlemine amputasyon denir.

Amputasyon sebepleri nedir?

Damar hastalıkları, trafik kazaları, iş kazaları, tümörler, müzminleşmiş mikrobik hastalıklar, doğumsal anomaliler, yanıklar ve şeker hastalığına bağlı, daralmış olan damarlarda kan dolaşımı azalır. Beslenemeyen, oksijenlenemeyen doku giderek solar, soğur, şiddetli ağrılara neden olur,deride ülserler dediğimiz yaralar çıkar ve bu durum giderek o dokuda daha da ilerler ve nekroz denilen ölü dokuya veya gangrene çevrilir. Bu durumda, hastayı kurtarmak ve ölü dokunun ilerlemesini önleme maksadıyla, tutulan uzvun kesilmesine karar verilir.

Amputasyon tedavisi nedir?

Tedavi rehabilitasyon ekibi tarafından yapılmaktadır. Bu ekip, fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı, ortopedist, fizyoterapist, ortez ve protez teknisyeni, iş uğraşı terapisti, psikolog, sosyal hizmetler uzmanı ve aileden oluşmaktadır. Öncelikle hastanın yaşı, mesleği, cinsiyeti ve amputasyon nedeni göz önünde bulundurularak, kesilecek uzvun seviyesi tayin edilir. Ayrıca, güdük denilen kalan parçanın da durumu önemlidir. Rehabilitasyonçalışmaları 3 ayrı dönemde yapılır.

1-Amputasyon öncesi rehabilitasyon,
2-amputasyon sonrası rehabilitasyon ve
3-protez eğitim dönemi.

Rehabilitasyon çalışmaları, güdüğün kuvvetlendirilmesi, kollar ve gövdenin güçlendirilmesi, eklemlerde hareket kısıtlılıklarının önlenmesi, solunum egzersizleriyle akciğer kapasitesinin arttırılması, genel hareketliliğin arttırılması ve ağrının kontrol edilmesinden oluşmaktadır.

Protez dönemindeki rehabilitasyon çalışmalarındaki amaç ise, öncelikle hastanın ampute uzvunun seviyesine göre uygun bir protez seçimi gerekmektedir. Daha sonra seçilen ortezin hasta tarafından iyi kullanılmasını sağlamaktır. Hasta orteziyle yana ve arkaya yürümeyi, değişik yüzeylerde yürümeyi, merdiven inip çıkmayı, sandalyeye oturup kalkmayı, yere oturup kalkmayı ve yerden bir şey almayı, koşmayı ve engel atlamayı emniyetli bir şekilde yapmasını öğrenmelidir. Hasta yapılan tüm bu tedaviler sayesinde amputasyon öncesindeki işlevsel, ekonomik ve sosyal durumuna geldiğinde, rehabilitasyon çalışmaları hedefine ulaşmış demektir.

3-Doğuştan kemik ve eklem bozuklukları

A-Doğuştan kalça çıkıkları

Daha çok makat gelişlerinde rastlanan doğuştan kalça çıkığının belirgin bir nedeni saptanmamıştır. Ancak bağlardaki yumuşamaya veya rahim içinde yanlış duruşa bağlı olarak gelişebildiği öne sürülmektedir.

Belirti ve bulguları nedir?

Doğuştan kalça çıkıkları tek taraflı veya çift taraflı olabilir. Tek taraflı kalça çıkığında o taraftaki bacak diğer bacağa nazaran daha kısadır. En önemli bulgu, çocuğun muayenesi esnasında, kalçanın yana açılmasındaki yetersizlik ve/veya yana açılma esnasında bir sesle birlikte açılmasıdır.

Tedavisi nedir?

Tedavi, teşhis konulduktan hemen sonra başlatılmalıdır. Rehabilitasyon ekibinin karar aldığı yerinde bir tedaviyle, çıkmış olan kalça yerine oturtulabilir ve büyüme ve gelişme de normal devam edebilir. Tedavinin geç başlatılması, durumun daha da ilerlemesine, hastanın topal yürümesine ve ileride kalça kireçlenmesi gelişerek, protez ameliyatları gerektirebilir.

B- Doğuştan skolyoz veya eğri sırt

Doğuştan eğri omurga, yarım omurlar, birbirlerine yapışmış omurlar, omurganın şeklini ve gelişmesini bozabilir. Bu da çocuğun normal büyüme ve gelişmesini engelleyebilir.

Belirtileri nelerdir?

Eğriliğin derecesine bağlı olarak, değişebilir. Ancak sırtta, ortada dışarıya doğru bir çıkıntı genelde belirgindir. Bu durum bacaklarda, kalçada şekil bozukluğuna neden olabilir veya diğer iç organ bozukluklarıyla birlikte seyredebilir.

Tedavisi nedir?

Tedavi rehabilitasyon ekibi tarafından yapılır. Eğriliğin şiddetine bağlı, çelik balenli korseler, diğer destekleyici cihazlarla düzelme olabildiği gibi, cerrahilik vakalar da söz konusu olabilir.

C-Kondrodistrofiler veya cücelik

Bu anomali, kıkırdağın kemiğe dönüşmesi esnasında gelişmektedir.

Belirtileri nedir?

Bu hastalarda genelde gövde normal büyüklükte olup, kollar ve bacaklar normalden kısadır. Bu hastalarda diğer iç organ problemleri de ayrıca görülmektedir.

Tedavisi nedir?

Tedavi yine rehabilitasyon ekibi tarafından yapılmaktadır. Amaç iç organ sorunların çözmek ve hastayı mümkün olan en üst bağımsızlık mertebesine ulaştırmaktır.

Gelişim BİM